Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 
bismihu
bismihu, her şey olup bitmiş

Başbakanın konuşması
















































Yazıyo Yazıyo Ekonomi Spor Teknoloji Magazin Medya
 
 











Hoşgeldiniz [bismihu]   Yeni Yazı Yaz   Yazar Olduğunu Duyur!   Mesajlarım   Yorumlarım   Arkadaşlarım   Yönetim   Çıkış


bismihu

herşey olupbitmiş






















  

# bismihu
   * Anasayfaya Git

# bismihu Yönetim
   Blogu Düzenle >>
   Çıkış



# bismihu Kimdir
   * Profilini/Arkadaşını Gör
   * Özel Mesaj Gönder




Yazılarımdaki Profil Fotoğrafımı Sadece Üyeler Görsün


   Takvim



  Arama
 






















29.05.2007 18:35:34










Başbakanın konuşması
bismihu

















AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep  Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa  değişikliğine ilişkin yasanın iade gerekçelerini kendilerinin de tarihin  de değerlendireceğini belirterek, “Biz burada yorumumuzu tabii ki  yapacağız. Ama diklenmeden yapacağız, ama dik durarak yapacağız” dedi.


 


Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündeme ilişkin  görüşlerini dile getirdi. Krizleri siyasetlerinin merkezine  endeksleyenlerin ortaya koydukları tavırlarla demokratik istikrar,  büyüme, yatırım, istihdamın önemli olmadığını söyleyebileceklerini ifade  eden Erdoğan, bunların “uzlaşma, bir arada yaşama, kardeşlik önemli  değildir” diyebileceklerini kaydetti.


 


Erdoğan, bu kesimlerin imtiyazlarını, seçkin konumlarını muhafaza etmek  için Türkiye'nin bütün kazanımlarından vazgeçebileceklerini de  söyleyebileceklerine işaret ederek, AK Parti'nin siyaset tarzının sadece  istikrarı sağlamak değil, istikrarı korumayı da bir milli görev, bir  vatan görevi bilmek olduğunu anlattı.


 


Dünyanın gözleri Türkiye'nin üzerindeyken tüm dünyaya karşı “iki  Türkiye” fotoğrafı vermek istendiğini vurgulayan Erdoğan, “Hayır.  Devletiyle, milletiyle bölünmez bütün olan tek bir Türkiye vardır. Biz o  Türkiye için varız, onun için yola çıkarken her şey Türkiye için dedik”  dedi.


 


AK Parti'yi kurdukları günden beri bütün Hükümet icraatlarında bunu  savunduklarına işaret eden Erdoğan, bu sayede yüzyıllık tartışma  temalarının büyük çoğunluğunu gündemden düşürdüklerini ifade etti.  Erdoğan, iktidarda oldukları süreçte yaptıkları konusunda şunları  söyledi:


        


“Büyük hukuk reformları yaptık, uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin  itibarına itibar kattık. Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği için müzakere  sürecini başlattık. Demokratik özgürlük alanını, düşünce hürriyetini  genişlettik. Bu sayede ekonomiyi, o büyük girdaptan kurtardık. Yasalar  gerçekleşti ama ama uygulama alanında hala sıkıntılarımız var. Ama  inanıyorum ki bunlar da önümüzdeki süreçte hallolacak sorunlardır.  Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda çok ciddi adımlar attık. Türkiye, büyük bir  modernleşme sürecine girdi. Bu sayede sosyal hukuk devletimiz sağlam  temeller üzerinde vatandaşlarımıza hizmet versin diye, 110 binin  üzerinde derslik açtık. Bütün şehirlerin, köylerin yollarını aştık.  Sağlık hizmeti veren personel sayısına dönemimizde 95 bin yeni personel  ilave ettik. Şimdi yeni bir müjdeyi burada ilk kez ifade ediyorum; tam  32 bin sağlık personeli daha alacağız. Türkiye bu yolda büyümesini  sağlarken, her alanda büyüme ve kalkınma sağlarken, bu tabloyu kimse  değiştiremez.”


        


 “İMTİYAZ İLE ADALET İSTEYENLER ARASINDAKİ GERİLİM”


        


Erdoğan, imtiyaz isteyenler ile adalet isteyenler arasındaki gerilimin,  Türkiye'yi rotasından geri çevirecek bir gerilim olayamayacağını  belirterek, “Türkiye'ye şaşı bakanlar, buradaki farklılıklarımızı,  zenginlikliklerimizi birer zaaf alanı olarak görebilir, hesaplarını ona  göre yapabilir. Hatta Türkiye'ye dışarıdan bakanlar; değerlendirenler  buradaki birliğimizi ve bütünlüğümüzü açık olarak gördükleri halde, tek  olanı çift görmek isteyebilirler. Ama önemli olan bizim bütün kriz  girişimlerini hep birlikte milletçe bertaraf etmemizdir” dedi.


 


70 milyon vatandaşın huzuru ve mutluluğunun tek dertleri olduğunu  söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


 


“Bizim bütün derdimiz ideal devlet, demokratik, laik, sosyal bir hukuk  devletini, bu dört özelliğiyle birlikte geleceğe taşımaktır, bunu  başarabilmektir. Biz bizatihi milletin kendisiyiz. Bugüne kadar AK Parti  olarak eğer 'biz ve ötekiler' diye bir siyaset çizgisi üzerinde  yürüseydik bu, büyük bir aldanış, büyük bir yalan ve kendimize de  bir ihanet olurdu. Türkiye'nin emanetini omuzlarımızda hissetmeseydik,  biz de 'küçük olsun ama benim olsun' diyenler gibi gerilimin tarafı  olmayı seçer,kolaycılığı tercih edebilirdik. Biz büyük yangını söndürdük  ve arkadaşlarımızla hep şunu konuştuk; bizim siyasetimiz tevazu üzerine  bina edilmelidir. AK Parti siyasetinde 'tevazu edersen yükselirsin' var.  Diğerlerinin siyasetinde gurur var, onur var. Gurur bize değil, gurur  mutlak yaratıcıya aittir, biz bu anlayıştayız. Büyük ve tehlikeli  kasırgaları geride bıraktık. Kolaycı, kavgacı siyaset çizgisi üzerinde  yürümedik. Eğer yürüseydik, gönüllerimizi, kollarımızı açmasaydık 70  milyona hizmet vermezdik. Eğer dar bir zümre siyaseti yapsaydık, Türkiye  bugünden 2023'ün Türkiye'sine hazırlanamazdı.”


        


“TABİİ Kİ DEĞERLENDİRECEĞİZ”


        


Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olup bitenleri milletin çok iyi  gördüğünü ve değerlendirmesini yaptığını belirten Erdoğan, şimdi söz  sırasının kendisine gelmesini, sandığın önüne konulmasını beklediğini  ifade etti.


 


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Anayasa değişikliği kanununun iade  gerekçesine değinen Erdoğan, şunları kaydetti:


 


“Cumhurbaşkanımızın gerekçesini biz de değerlendiriyoruz ama tarih de  değerlendirecek. Bu gerekçe, çok önemli bir gerekçe. Bu, kayıtlara  giriyor. Ama bakıyorsunuz ki bazıları da diyor ki 'Siz bu gerekçenin  üzerinde de duramazsınız.' Bu yasama organı niye var, bu yasama  organının mensupları niye var, millet niye var? Bu, onun en tabii  hakkıdır. Tabii ki değerlendireceğiz. Tabii ki yorumlayacağız. Sizi  gönderen millet, aynı zamanda kendi cumhurbaşkanını da seçer. Biz bunu  istiyoruz. Ama birileri diyor ki 'Hayır vekiller seçsin, yeter.” Ee,  vekiller 3 tane cumhurbaşkanı seçtiler, biz de aynı şekilde seçme yoluna  gidiyorduk. Ama onu bile değiştirme yoluna gittiler. Bunu anlamak mümkün  mü? 'Bunu da eleştirmeyeceksiniz, bunun da üzerinde yorum  yapmayacaksınız.' Ya ne olacak? Hani var ya, bir yandan bir tokat, ondan  sonra öbür yanağını çevirip ona da bir tokat... Bu adalet değil, yok  böyle bir şey. Adaletin gereği neyse, o olacak. Biz burada yorumumuzu  tabii ki yapacağız. Ama diklenmeden yapacağız, ama dik durarak  yapacağız, farkımız bu...”





Date: 09 July 2008, Wednesday
Comments (0) | Add Comment



Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:

Sponsor



Archive

2009 (2)
 January (2)
2008 (132)
 October (2)
 July (123)
 June (5)
 May (2)

My Photos

Inube Slide Show



My Friends

windnellyogretmenim43

Search